Sık Sorulanlar

Sık Sorulan Sorular

Ek besine başlayan tüm bebeklerin Kefir tüketmesini doktorlar önermektedir. Günlük almaları gereken miktarı ise doktorunuz ile görüşerek belirlemenizi tavsiye ederiz.

Hücre yenileyici özelliğinden dolayı sağlıklı hücreleri yenilerken sağlıksız hücrelerinde artmasına sebep olabileceği düşünülse de kefirin böyle bir etkisi mecvut değildir. Yapılan araştırmalarda yalnızca sağlıklı hücrelerin artışında etkili olduğu gözlenmiştir. Sağlıksızların artmasındansa azalmasına yardımcı olmaktadır.

Radoha kefirin üretim aşamasında fermantasyonu durdurucu ya da koruyucu katkı maddesi kullanılmaz, bu nedenle Radoha kefir durdukça içinde fermantasyon devam eder, bu durum Radoha kefirin durdukça ekşimesine sebep olur. Ekşimiş olan kefirde yararlı bakteri sayısı artmış demektir. Damak tadınız izin verdiği sürece, ekşimiş olan Radoha kefirin içilmesinde hiçbir sakınca yoktur.

Radoha kefir’ in gönderdiğimi sırasında, koliyi muhafaza edebilmek için koli içine buz aküsü ve yalıtım malzemesi yerleştirilir. Bu malzemeler kolinin sıcaklığını 36 saate kadar korumasını sağlar.

Kefir her mayalı üründe olduğu gibi içerisinde bir miktar alkol bulundurur. Ancak bu alkol miktarı sarhoşluk verecek derecede değildir. Ekmek gibi, peynir gibi mayalı ürünlerin içinde bulunan alkol miktarı kadar alkol gözlemlenir.

Radoha kefirin içinde koruyucu herhangi bir katkı maddesi yoktur. Ancak ürünümüz tamamen orijinal kefir mayasından ve katkısız, doğal sütten elde edildiğinden bozulma gibi bir durum söz konusu olmaz. Bekledikçe ekşiliği artar bu ise bozulma belirtisi olarak değerlendirilmemelidir. İddiamız sadece Radoha kefir için geçerlidir.

Kefir düzenli olarak içildiğinde sindirim sistemini düzenler, bağırsak florasında kolonileşme sağladığından probiyotiklerin orada kalarak, besinlerin yeterli oranda sindirilmesine, yardımcı olur. Tok tutma özelliği nedeniyle zayıflamaya yardımcı olur. Şeker hastalığı, tansiyon, depresyon, kemik erimesi ve bununla beraber bütün hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin kuvvetlendirilmesi, egzama ve deri hastalıklarının tedavisi, karaciğer rahatsızlıkları, safra, böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesi, hazımsızlık, menopoz dönemi, yüksek koleströl gibi durumlarda destek gıda olarak rahatlıkla tüketilebilir.

Kefir öğünlerden yarım saat önce içildiğinde açlık hissini azaltarak kişinin kendini tok hissetmesini sağlar. Yeme ihtiyacını azaltır, böylelikle porsiyonların küçülmesini sağlayarak zayıflamaya destek sağlar.

Kadınlarda menopoz döneminden sonra görülen kemik erimesi, bu dönemde kadınların sağlık standartlarını, yaşam kalitelerini önemli ölçüde etkilemektedir. Kemik erimesinin önüne geçilebilmek için kalsiyum tüketimi son derece önemlidir. Kefir içerdiği yüksek oranda kalsiyum ile kemik erimesi gibi hastalıkların önüne geçilmesine yardımcı olur.

Prebiyotik dediğimiz maddeler yoğurt gibi süt ürünlerinde bulunur. Bu maddeler bağırsakların temiz kalmasını sağlar. Temiz kalmasından anlamamız gereken, tüketilen besinlerin sindirilmesine yardımcı olmasıdır. Probiyotikler, bağırsaklarda kolonileşerek, yani bağırsaklara yerleşerek, bağırsakların devamlı olarak temiz kalmasını sağlar ve tüketilen besinlerin tam anlamıyla sindirilip, alınması gereken besin değerlerinin tam anlamıyla vücutta kalmasını sağlar.

Radoha kefir üretiminde, sadece süt ve kefir kültürü kullanılmaktadır. Bunun dışında ürünlerimizin içerisinde hiçbir katkı maddesi kullanılmamaktır. Buna izin verilen katkı maddeleri de dahildir.

Geleneksel kefir üretiminde çapları 1,2 mm ve 3,6 mm arasında değişen karnıbahara benzeyen taneler kullanılır. Radoha kefirin tadı geleneksel üretim dediğimiz bu yöntemden gelmektedir. Bu nedenle Radoha kefirin tadı piyasada bulunan diğer kefirlerden farklıdır. Geleneksel üretim olarak tanımladığımız üretim şeklinde, kefir üretimi sırasında kefirin mayalama işlemi ve beklemeye süresinde kefire kesinlikle bir metal teması olmamalıdır. Ancak burada kasttettiğimiz sadece mayalanma ve bekleme ve süzülme işlemi sırasında ki metal temasıdır.

Kefir taneleri sarımtırak renkte olup, çapları 1,2 mm ile 3,6 mm arasında değişen, faydalı bakteri popülasyonudur.

Kefir mayası, milyarca bakterinin gözle görülebilen bir koloni oluşturarak, kefiran adı verilen bir yapı altında birleşip, bir tanecik haline dönüşmüş halidir. Bu nedenle kefir maya bir bitki değil, hayvansal bir bakteri çeşididir.

Keçi sütü anne sütüne en yakın olarak sayılan süt çeşitlerinden biridir. Dolayısı ile keçi sütü başlı başına tüketilmesi gereken bir süt ürünüdür. Keçi sütü, kefir mayası ile birleşince ortaya çıkan kefir, Kalsiyum, protein, karbonhidrat, vitamin ve mineral değerleri açısından oldukça zengin bir besine daha dönüşür.

Hamile bayanların yine doktorlarına danışarak ek besin diyetlerinde Kefir’e yer vermeleri hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlıkları açısından ciddi önem taşımaktadır. Olumsuz bir durum olmadığı takdirde doktorlarının kontrolünde kefir hamilelik döneminde gerekli olan kalsiyum, selenyum, probiyotiklerin temini için çok kesinlikle tüketilmesi gereken bir gıdadır.

Kefirin genel olarak tavsiye biçimi, sabah uyanıldığında bir bardak, gece yatarken bir bardak olmak üzere günde 2 bardaktır. Ancak kefir bir ilaç olmadığından, içimi gün içerisinde içimi 1 Lt.’ ye kadar çıkarılabilir. Ara öğünlerde yemeklerin yanında meşrubat şeklinde tüketilebilir. Böylelikle tüketilen öğünlerin sindirimini kolaylaştırır. Tokluk hissini arttırır. Besinlerden tam anlamıyla faydalanılmasını sağlar.

İdeal kefiri elde edebilmek için kullanılan kefir tanesinin nereden geldiği, kökeninin nereye dayandığı, kefir tanesinin nasıl saklandığı, sütün nereden geldiği, kefir üretimi için uygun ortamın olup olmadığı çok önemlidir. Kefirin niteliğini, kefir tanelerinin kökeni ve saklanma koşulları belirler. Evde yapılacak olan kefirde, mayasını nereden temiz ettiğimiz, kullandığımız ekipmanların hijyen durumu, sütü nereden temin ettiğimiz son derece önemlidir. Kefir üretimi yaptığımı sırada ortaya kefir görünümlü, içeriği bambaşka olan bir oluşum çıkartabiliriz.

Kefir bir gıda olduğundan öncelikli olarak mide ve sindirim sisteminde etkisini gösterir. Bilindiği üzere birçok hastalığın kaynağı bağırsak florasının sağlamlığıyla ilgilidir. Kefir tüketilmeye başlandığında ilk olarak mide ve sindirim sisteminde etkisini göstererek, düzene koyar, sonrasında vücudun diğer bölümlerinde faaliyet göstermeye başlar.

Kefir, farklı meyve ve sebzeler ile birlikte karıştırılarak rahatlıkla tüketilebilir.